4 Eylül 2008 Perşembe

Arthur BISHOP - THE MECHANIC 1972



THE MECHANIC

"Cinayet, yetkisiz öldürmektir. Herkes öldürür."
Charles Bronson - Arthur Bishop
Mekanik, uluslararası boyuttaki bir yeraltı ögütlenmesinin, muhbirler ve olası düşmanlarını yok eden suikastçılarına verilen isimdir. Arthur Bishop(Charles Bronson) eli çabuk ve temiz ve profesyonelce iş çıkaran bir mekaniktir. Öyle ki örgütle arasında ki bir numaralı arabulucu olan "menejeri" Koca Harry'i (Keenan Wynn) dahi yoketmekten çekinmez.
Baba yadigarı mesleğini sürdürürken, müebbet yalnız olmanın üzerine getirdiği psikolojik yükü ise olanca gücüyle sırtlamaya çalışmaktadır. İç çalkantıları ile boğuşurken Harry'nin doyumsuz ve soğukkanlı oğlu Steve (Jean Michael Vincent) ile aralarında ilginç bir ortaklık doğar. Seksüel arzularını dahi para karşılığı yaptırmak zorunda kalan Arthur'un hayatını renklendirecek bir öğrencisi olmuştur. Steve'in babasının katili Arthur, himayesine aldığı gelecek vaad eden öğrencisine işin püf noktalarını öğretmeye başlar.

Mekaniklerin dünyasında ki büyük işlere kıyasla görece daha ufak bir iş olan uyuşturucu satıcılarının imhası görevi Steve'in ilk sınavı olacaktır. Steve'in bir kaç noktada ki hatası Arthur'un yardımıyla telafi edilerek görev başarıyla tamamlanır.
Ancak örgüt en gözde elemanlarının bir öğrencisi olmasından hoşlanmaz. Hayatının tamamını örgütten izin alarak sürdüreceğine inanmayan yalnız mekanik Arthur, örgütle temasa geçmeksizin kendi başına hareket edemeyeceğini anlamakta gecikmez. Yeni görevleri Güney İtalya'da ki büyük patronlardan birisinin ortadan kaldırılmasıdır ve sırada ki hedef te Arthur'un kendisidir.
Arthur'un ise öldürmek için 1000 yolu vardır ...

Katillerin Katili:
Charles Bronson'un şöhret basamaklarında isminin duyulmasını sağlayan ilk filmler 1960'ların geniş kadrolu ve büyük bütçeli Amerikan yapımlarıdır. Great Escape'den The Magnificent Seven'e içinde avantür unsuru içerip iz bırakan her yapımın kadrosunda bulunmaktadır. 1970'ler ise Bronson'un box-office oyuncusu olduğu yıllardır.
Westernlerle hamuru yoğrulup bir tarafta Sam Peckinpah'ın sineması, diğer yanda ise Kirli Harry ve klonlarıyla 1970'lerin şiddet filmleri furyası, beraberinde VIGILANTE Bronson'u da bir idol haline getirir. Öyle ki filmlerinde tümüyle bir anti kahramanı canlandıran bu kötü/iyi adam seyirciyi kolayca kavrayan usulleriyle 1980'li yılların ortalarına kadar intikam ve avantür sinemasının vazgeçilmez unsurlarından birisi haline gelir.

Winner:
Charles Bronson'un çoklu kadrolardan tek adam olarak filmleri üstlendiği senaryolara geçişinde ingiliz yönetmen Michael Winner'in katkıları büyüktür. Western tarzını dahi beraberce deneyen ikilinin sinemada ki en başarılı çalışmaları ise kuşkusuz intikam ve aksiyon hikayeleri üzerine olmuştur.

İkilinin gözde yapımı DEATH WISH'in (1974) öncesinde beraberce kotardıkları THE MECHANIC, sonrasında aynı konuyu işleyen onlarca birinci sınıf veya B tipi filmin varlığına karşı esrarengiz yapısını korumaya devam etmektedir. Bu başarının sırrı senaryonun zeka ve felsefe konularını birbirlerine çok iyi bir şekilde kaynaştırabilmesinde gizlidir.
Öldürmenin insanın doğasından kaynaklanan bir davranış olduğuna inanan Arthur Bishop sıradan bir katilden çok titizliğiyle nam salan bir kimya profesörü gibi davranmaktadır. Dudak okumadan, onlarca kimyasal karışım ve patlayıcılara kadar onlarca konu hakkında bilgi sahibi bir uzmandır. Kurbanı için en uygun olan ölüm şeklini yine kendisi tayin eder.

Sistemleri birebir örtüşmese de yıllar sonra Luc Besson'un Jean Reno ile beyaz perdeye uyarladığı LEON filminde de ayrı bir mekaniğin öyküsü anlatılmaktadır. LEON'u da MECHANIC gibi özel kılan nokta, kıyıcı bir dünya içinde ki kötü/iyi adamların içlerinde ki bir parça duygusallığı yansıtabilmesidir.
Sam Peckinpah'ın emektar bestecisi Jerry Fielding'in senfonik ve bazı yerlerde jazz'a göz kırpan düzenlemeleri filmin genelinde ki ağır ve esrarengiz tempoyu desteklemektedir. Bestecinin 1980 yılında vefat etmesinin ardından bir toplama serisi içerisinde yer alan bu müzikler son yıllarda film müzikleri endüstrisinin arşivlenmesinde ki yeni girişimciliğin bir sonucu olarak filmden izole edilmiş özel kayıtlarıyla geçtiğimiz yıl albüm olarak yayınlanmıştır.

Filmin lobi kartlarından örnekler:
Not: THE MECHANIC'in 2008 tarihli yeniden çevrimine ilişkin taze bilgilere imdb üzerinden ulaşabilirsiniz.
Yazan: Gökay GELGEC - Yojimbooo

20 Ağustos 2008 Çarşamba

Gulio SACCHI - MILANO ODIA / ALMOST HUMAN 1974


MILANO ODIA
La Polizia Non Puo Sparare

"Bir polis 100 liret için öldürüldü"
Henry Silva - Kom. Walter Grandi

Milano sokaklarının serkeş mayını Gulio Sacchi(Tomas Milian) giriştiği hiçbir kanunsuz eylemde başarıya ulaşamamıştır. Kaldı ki iflah olmaz güven sorunları, onu günden güne bir uyuştucu bağımlısı haline getirmiştir. Şehrin kıdemli kabadayılarından "Bay Maione" adına giriştikleri soygunda da aynı başarısızlığını sürdürür, üstelik bir polis memurunu da öldürerek ...

Maione adına yaptığı bu son işinin ardından başsız kalan Sacchi kendi adına büyük bir iş çevirerek şehrin yeraltı dünyasına en iyilerden birisi olduğunu kabullendirme saplantısına kapılır.


Geçici çalışma ortaklarıyla beraber zengin bir işadamının kızını kaçırma planı düzenler. Ancak plan derinleştikçe Gulio'nun arkada hiçbir tanık bırakmayacağı da ortaya çıkar. Buna hikayeye sonradan dahil olan kısa süreli konuklarda dahildir.

Uyuşturucu, alkol ve vakit buldukça en sapkın yöntemlerle ırza geçme üçlemesi arasında işleyen şeytani plan kanunlarda ki boşlukları da hesap etmiştir. Her geçen gün gelen cinayet haberlerinin soruşturmasını üstlenen Komiser Walter Grandi(Henry Silva) ise suçlunun kendine bir paket sigara kadar yakın olduğunu anlamakta gecikmez.

Yinede kanunlar şimdilik suçludan yanadır.


MILIAN KANUNLARI:

Almost Human, poliziescoların genel olarak intikamcı kimliğine bürünen polisler üzerine inşa edildiği hikayeler içerisinde konuya kötünün açısından bakan nadir örneklerden birisidir. Filmin orjinal isminde geçen Odia - Nefret kelimesinin gereğini yerine getirmek adına tüm kıyıcılık ve sadizm öğeleri ana karakter Tomas Milian üzerine yoğunlaşmıştır.


Milian'ın benzersiz karakter yaratma yeteneğinin bir parçası olan Gulio Sacchi, cinsel sorunlar yaşayan orta yaşlı bir kadına tecavüz - sevişme arası bir çizgide (ve çoğunlukla sarhoşken) sahip olup sonra onu ortadan kaldırmaktan çekinmeyen, uyuşturucu etkisi altında 8 yaşında bir çocuğu makineli tüfekle öldüren, sigara makinesinden çalmaya çalıştığı 100 liretlik bozukluklar uğruna bir polisi öldüren, rehin aldıkları grup içerisinde ki tek erkeği oral sekse zorlayan ve tüm yöntemlerini Al Pacino'nun Scarface'sinde ki gibi bir bilge kişilik edasında içki arkadaşlarına öğreti olarak anlatan bir anti karakterdir.

Henry Silva'nın poliziescoların temel dayanak noktası olan Kirli Harry usulüyle çalışan sert polis kimliğini sadece sözel olarak yürütmektedir. Walter Grandi ana konu üzerine yoğunlaşırken eline geçen fırsatlarda suçlu temizliği yapan bir polis karakteri değil, tek bir konuya yoğunlaşarak onu sonuca ulaştırmak için çaba sarfeden bir çeşit John Wayne'dir.


B BULUŞLAR:

Bütçe dengelemesinin getirdiği parça atma çözümlerinin sadece Yeşilçam'a ait olmadığınıda belirtmek gerekiyor. Filmin ilk çeyreğini oluşturan kaç kovala sekansı hem Sergio Martino hemde Umberto Lenzi tarafından aynı döneme ait toplamda 3 adet ayrı poliziesco filminde de kullanılmıştır.

Filmin gecikmeli olarak gösterime girdiği Amerika'da bir korku filmi gibi lanse edilerek tartışmalara yol açan ALMOST HUMAN isimli çevirisi, ilk etapta düşünülen KIDNAP of MARY LOU'ya nazaran daha iyi bir alternatifdir.


MILANO ODIA'nın müzik albümü, Ennio Morricone'nin sürümden kazandığı yıllar olan 1970'ler boyunca nerdeyse ayda bir albüme imza attığı dönemde ilgili filmin sınıflandırılmasına bakmaksızın yaratıcılığını cömertçe sergilediği çalışmalarından birisidir. Temel olarak iki ayrı temanın çeşitlemelerinden doğan albümün açılış parçası, izleyiciye soygun sekansının gelişini bir mesih edasıyla haber vermektedir. Albümün diğer teması ise Henry Silva ile bütünleşen 60'lar gang soslarıyla süslenmiş bir crime jazz örneğidir.

Filmin müziklerinden örnekler için buraya tıklayınız.


Not: Filmin yerli alternatiflerinden birisi için geçtiğimiz ay sinematik blogunda ortak yapımlar konusunda ele aldığımız CANI'yi de takip edebilirsiniz.

Yazan: Gökay GELGEC - Yojimbooo

6 Haziran 2008 Cuma

Komiser BELLI - HIGH CRIME 1973


LA POLIZIA INCRIMINA

LA LEGGE ASSOLVE

Enzo G. Castellari ve Franco Nero Sunar

Komiser Belli (Franco Nero) ve amiri Aldo Scavino (James Whitemore) Marsilya - Cenova hattından sevkedilen uyuşturucu ticaretini engellemek için mücadele etmektedir. Avrupa'nın en güçlü suç örgütlenmelerinden birisi olan bu konsorsiyumun ortakları iki kanun adamının ulaşamayacağı kadar yüksek mevkilerde dostlara sahiptir. Ancak aktif olarak suç dünyasından çekilmiş yaşlı babalardan Cafiero (Fernando Rey) son günlerini huzur içinde geçirip, bir mafya babası için pek olağan olmayan bir ölüm şekli olan eceliyle ölümünü garantilemek için ekibe gerekli istihbaratı sağlamaktadır.

Operasyonlarını derinleştiren ikili zirveye doğru yaklaştıklarını hissettikçe örgütün de onlara cevabı gecikmez. Öncelikle istihbaratını bölge savcısı ile paylaşmak isteyen Emniyet Amiri evinin önünde bir suikaste kurban gider. Mafyanın bu hareketine karşılık polisinde cevabı gecikmez ve tüm şehir askeri ekiplerinde yardımıyla taranmaya başlar.
Kanun ile kanunsuzların mücadelesi sürerken tek başına kalan Belli, Cafiero'nun altın değerinde ki bir nasihatını unutur.
Sadece kendisi değil, en yakınındakilerde namlunun ucundadır.

POLIZIESCO ITALIA:
Bir süre önce Sinematik Spaghetti blogunda uzunca bir yazıyla yer verdiğimiz Castellari / Nero ikilisinin post modern westerni Keoma'da olduğu gibi High Crime da suç filmleri içerisinde hatırı sayılır bir öneme sahiptir;

High Crime, İtalyan Suç Sinemasının 10 yıllık bir dönemini kapsayan "Poliziesco / Poliziotteschi - Polisiye Gerilim" filmlerinin başlangıcıdır. Elbette ki bir polisiye gerilimi isimlendirerek ayrı bir kategori içerisinde incelemek ilk başta tuhaf gözükebilir. Ancak nasıl ki westernlerin ve Spaghetti Westernlerin olduğu bir külliyatta İtalyan usulü polisiyelerin de kendine has raconlarıyla Poliziesco olarak anılmaktadırlar.


Spaghetti Westernlerin melun Meksikalılarını aratmayan gangsterleri, bol bol soygun ve katliam temaları( özellikle çocuklar ve hamile kadınların öldürülmesi gibi ), kural tanımayan polisleri ve Poliziescoyu bir tür haline getiren dönemin polis arabaları Alfa Romeo Giulia'lar bu filmler süresince devamlı olarak gözlerinizin ziyaretçileri olacaktır.

Spaghetti Westernlerin aslına sadık kalınarak popüler kültüre hitap eden bir çizgide geliştirilen bir tür alternatif akım oluşu Poliziescolar içinde geçerlidir. Genel olarak Kirli Harry ile başlayan Amerikan usulü Kanun Koyucu Polisin özelliklerini uyarlayan Poliziescolar, 1970'ler İtalyasının kaotik ekonomik, siyasal ve toplumsal yaşamından beslenerek yükselen suç oranının sinema perdesine yansımasıyla beraber kendi çizgisini oluşturmuştur.

Poliziescoların en önemli yıldızları; Franco Nero, Tomas Milian, Luc Merenda, Henry Silva ve İtalyan Kirli Harry'si Maurizio Merli'dir. Yönetmenler konusunda ise ilk etapta sayılabilecek isimler Enzo G. Castellari, Fernando Di Leo, Umberto Lenzi ve Stelvio Massi'dir. Spaghetti ve Giallo'larda olduğu gibi tamamen tek bir türün yönetmeni olarak adlandırılamayacak hatta ülkemizde ki tabiriyle "Memur Yönetmen" usulüyle çalışan hemen hemen tüm İtalyan yönetmenlerinin de Poliziescolara katkıları olmuştur.


Italiano Connessione :

Castellari'nin start verdiği türün ilk filminde ki polis karakteri ise William Friedkin'in suç bombası French Connection'unun Popeye Doyle'unu (Gene Hackman) anımsatmaktadır. Ayrıca French Connection'un Fransız uyuşturucu baronu rolünde ki Fernando Rey'de bu Castellarinin filminde orjinaline zıt bir mafya karakteri olarak yer almaktadır.

Bununla beraber mükemmel kurgusuyla Avrupa kıtasına taşınan French Connection hikayesinin İtalyan usulünde bir sunumudur. Her Castellari filminde olduğu gibi ilk çeyreği oldukça uzun bir kovalamaca sahnesiyle başlayan film, seyirciyi bilgilendirmeye yönelik geri dönüşler, aksiyon sahnelerinin bitiminde ki ilginç kamera açıları ile gelecek bir kaç saniye içerisinde beklenmedik sahnelerle karşılaşılacağını hissettiren resimlemeler bu sunumun özelliklerinden bazılarıdır.

Güneş gözlüklerinden yansıyan oto görüntüleri, Kanalizasyon mazgallarına dönüş yaparak bir saniye sonra patlayacak bombayı anlattığını gösteren manuel kamerası, kimi zaman tepeden kimi zaman yere sıfır, kişilere 45 dereceden bakan Castellari usulü bir anlatımla saygın bir Poliziesco, bu tür üzerine yoğunlaşmayı düşünenler için ideal bir başlangıçtır.


Not Defterinden:

Bu tanımlamaların beraberinde izleyicilere ufak bir not olarak Tarantino'nun da yıllarca severek izlediği, "İtalyan B Sinemasının Kralı" olarak tanımladığı Castellari'nin sinemasına dair hemen her filminde yaptığı ufak birer göndermeyi dikkatli izleyiciler için Death Proof'ta (2007) arka planda çalan kısa süreli High Crime temasıyla devam ettirdiğini belirtmeliyim.

Castellari'nin not defterine göre filmde Cenova liman bölgesi olarak sunulan yer aslında Barcelona'nın liman bölgesidir.


Filmin lobi kartlarından örnekler:


Yazan : Gökay GELGEC - Yojimbooo