Italyan Sineması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Italyan Sineması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Kasım 2016 Pazartesi

Vito CIPRIANI - REVOLVER - 1973


REVOLVER

"Toplum vicdanı dediğimiz arzular bazen adaleti, bazen düzenin devamını, bazende tabancayı seçiyor"


Müfettiş Vito Cipriani (Oliver Reed) eşiyle sürdürdüğü sakin hayatın bir gün içerisinde tümüyle değişimine tanıklık eder. Kanun koruyucu olarak görevinin başına çağrıldığı günün bitiminde karısının yerel gangsterlerce kaçırılmasının haberini alır. 

Taşradan bir başka ülkeye kadar uzanan büyük bir suç ağının isteği Cipriani'nin yönettiği hapishanede ki acemi bir hırsız olarak nam salan mahkum Milo Ruiz'in (Fabio Testi) kaçışını sağlanmasıdır. 

Ruiz'in kaçısını organize eden Cipriani, hapishaneden kurtardığı adamı rehin alınan karısına karşı rehin alır ve organizasyonun kendisine ulaşmasını bekler. 

Basit bir kaç kovala hikayesi bir anda uluslararası bir kaçışa ve kanunun ne için olduğu sorusunun canlanacağı bir trajediye dönüşecektir. 





Muhalif Drama :

Sinema için gişe kaygısıyla filme alınmış bir aksiyon hikayesinin içerisinde bir kadın karakterin rol alanı bellidir. Bu alan genellikle filmin ilk çeyreğini dahi dolduramaz. Bununla beraber erkek karakterler filmin geneline yayılsa dahi onlarında rol alanları genellikle hareket ve şiddet üzerine şekillenir. Dolayısıyla her iki taraf içinde insanı anlatan evrensel öğeler pek önemsenmez. 


İtalyan Sinemasının aksiyon hikayelerinde diğer dünya sinemalarına kıyasla yakalayabildiği farklılık insana ait mesajların verilmesi noktasında başlar. Ana karakter ne kadar maço olsa dahi gözden süzülen bir damla yaş, çaresizlik ve bir kara filme yakışabilecek senaryo oyunlarıyla şekillenen finaller bu filmlere tat katar.

Revolver açısından sola göz kırpan İtalyan yönetmenlerin klasiği olarak arka planda verilen toplumsal eleştiri mesajlarıyla adalet sistemi sorgusu es geçilmiyor. Savcı ve adalet bakanı adaletin kime göre uygulanacağı konusuna eleştiri getirirken, polis karakterin yeri geldiğinde suçlulardan daha kıyıcı bir tavır sergilemesi ise suçlu - suç ve kanun koruyuculuk arasındaki ince çizgiyi neyin belirleyebileceği konusuna bir eleştiri. 



Oliver Reed vs. Fabio Testi :

Yönetmen Sergio Sollima için Oliver Reed ile çalışabilmenin altın kuralı, oyuncudan maksimum performansın öğleden sonraya alınabileceğini bilmektir. Kaldı ki bu zaman dilimi günün başlangıcından itibaren mevcut saate kadar devrilen 10 şişe kadar şaraba tekabül etmektedir. Epik Sinema tarihinin en önemli filmlerinden Ridley Scott - Gladiator'ün, filmin çekimleri esnasında hayatını kaybeden bu büyük aktöre adanmıştır. 

Fabio Testi 1970'li yıllarda İtalya için bir diğer önemli pazar kaynağı olan fotoroman sektörünün önemli yüzlerinden birisidir. Sinemanın kartpostal yüzü olarak sadece poz vermesi ve kendisine eşlik eden kadın oyuncuya sarılması ve onu öpmesi yeterlidir. 




Salon Erkeği oyunculuğundan avantüre geçiş aşamasında sadece bir noktadan diğerine yürümekten öte filme hareket katabilecek bir oyuncu olmasının ilk adımlarındandır. Bloğumuzda daha önce incelediğimiz Il Grande Racket ile avantür konusunda üst seviyede örneklere devinimin ilk adımlarıda Revolver sayesinde olmuştur. 

Bu noktada Oliver Reed gibi bir devle başrolü paylaşmak, bazı beklenmedik kazalar haricinde önemli bir şanstır. Örneğin Testi'nin hapishaneden kaçışının ardından kelepçelerinin Reed tarafından çözüleceği sahne aktörün metot oyunculuğu üzerinden ilerlerken kendini olayın akışına kaptırarak anahtarları gecenin karanlığında sokağın mazgal derinliklerinde kaybetmesiyle senaryoda ufak değişimler yapılmasına yol açar.




Trajedi ve Morricone : 

Sollima, Citta Violenta ve Faccia a Faccia'da olduğu gibi bu filminde de müzikleri Ennio Morricone'nin yeteneğine teslim eder. Filmin ana teması Testi'nin hapishaneden kaçış sekansları üzerine çok kısa bir süre içerisinde tamamlanır ve sonuç muhteşemdir. 

Bir yandan gerilim diğer taraftan ise bir aksiyon filminin elverdiği koşullar içerisinde insani duygular adına alt metini doldurmayı arzulayan yönetmenin beklentisinin ötesinde melodilere ulaşılır. Revolver'in tamamlanmasından 36 sene sonra Quentin Tarantino filmle özdeşleşen A Friend - Un Amico parçasını Inglorious Basterds'de ayrı bir duygusal trajedi için kullanacaktır.




İtalyan Usulü Planlama :

60'lı yıllarda kendine gelip 70'lerde şahlanan İtalyan film endüstrisi Cine Citta organizasyon ve arka plan açısından Yeşilçam'dan bir tık üzerde bir oluşumdur. Ancak Hollywood'dan aynı faktör göze alındığında oldukça geridir. 

Revolver'de bu yönetimsel acemilikten payını alır. Öyleki tüm İtalyadaki dağıtım ağının parçalarını oluşturan küçük firmalar ön gösterimler esnasında filmi oldukça beğenmiş ve 1973'ün eylül ayını resmi gösterim tarihi olarak tüm ülkeye duyurmuştur. Afişler ve dış mekan reklamlarıyla desteklenen bu promosyonun ardından aniden filmin gösterimi gerçekleşemez (?) ve seyirciyle buluşma takip eden senenin Mayıs ayını bulur. 




Sezonun bitmek üzere olduğu bir dönemde hiç bir duyuru yapılmadan gösterime girişin neticesinde pek çok insanın filmden haberi dahi olmaz. 

2000'li yılların başında bağımsız DVD basım şirketlerinin Spaghetti Western, Yeşilçam Sineması ve Poliziesco filmlerini yeniden keşfederek dünyadaki sinefillerle buluşturduğu dönemde Revolver eski zamanların kayıp ve parlak bir incisi olarak yeniden ortaya çıkar. 

Blue Underground'un en önemli basımlarından olan filmin Tarantino'dan yerel B Film aşıklarına bir çok insanın arşivinin özel köşesinde yer alması sonsuz teşekkürü hakeden bir atılım.

Yazan : Gökay Gelgec - Yojimbooo




Ennio Morricone - A Friend :  

26 Ocak 2010 Salı

Nico PALMIERI - IL GRANDE RACKET - 1976


IL GRANDE RACKET
"Birileri ödeyecek!!"
Fabio Testi - Nico Palmieri

Güney İtalya'nın sakin bir kasabasının suç liderliğine soyunan bir çete gizemli bir işadamının desteğiyle kasaba esnafını haraca bağlar. Emniyetin sert polisi Nico Palmieri (Fabio Testi) bu çetenin araştırılması görevini üstlenir.

Küçük bir takibin ardından ulaştığı çete üyeleri tarafından hastanelik hale getirilen komiser sıradan bir grup serseriyle mücadele etmediğinin farkına varır. Finansal olduğu kadar hukuki yönden de desteklenen bu grup, kasaba üzerinde bir terör havası yaratır.

Kanunlar yoluyla çözüme ulaşamayan komiser zamanında bu çeteden zarar görmüş en azılı suçlularla bir intikam timi kurmaya karar verir.


Çizgisel Deneyim:

Grande Racket, isim seçiminde olduğu gibi senaryo trafiği ve duraksız aksiyonu ile tek sayılık bir çizgi romanın sayfalarından fırlayıp beyaz perdeye uyarlanmış bir öykü havasında gelişmektedir. Çizgi romanların okuyucusuyla kurduğu çizgisel iletişim filmde küçük kesitler ve dondurulmuş karelerle sunulmaktadır.

Sınırsız şiddet üzerine kurulu olan Poliziescoların vazgeçilmez temaları tecavüz, işkence ve her türlü "Haşin Etkinlikler" Avukat Giovanni'nin çetesi aracılığıyla yürütülmektedir. Öyleki kötü karakterlerinde kendi aralarında sınıflandırılması gereken bu şiddet yürütücülüğü eylemlerinde iyiler kadar göreceli kötülerde çete tarafından dolaylı yada direkt bir şekilde cezalandırılmaktadır.


Kanuna faydalı olmaya çalışan vatandaşların tecavüz, linç vb. yöntemlerle yıldırılması ve komiserin hukuk kanalıyla görevden aldırılması gibi temalar ise Poliziescoların içerdiği gerçek üstü şiddetin politik mesajlarla dengelenmesi için gereklidir.

Il Grande Racket, Il Cittadino Si Ribella'da olduğu gibi İtalyan avantürlerinin yurtdışında rahatça pazarlanabildiği bir dönemde çekildiğinden, bu dönemin diğer örnekleri gibi İngilizce dublajlı ve yabancı piyasa için yeni bir kurguyla (tecavüz sahnelerinin kaldırıldığı) Big Racket ismiyle pazarlamıştır. Kendi devrinde bir gereklilik gibi gözüken bu yeni kurgu ve dublaj, yıllar sonra orjinal seslendirme ve kurguyu arayan izleyiciler için "korkunç" bir versiyondur.


Castellari blogumuzda daha önce ele almış olduğumuz iki filminde olduğu gibi, Grande Racket'te de en yalın tabiriyle "Seyirciyi bilgilendirme" üzerine kurulu görsel edebiyatın hakkını vermektedir. Kurgu aşamasında ki bu dahiyane çözümler yıllar sonra bile pek çok izleyici için görsel birer yenilik yaratmaktadır.

Castellarinin kaçış, anı, intikam gibi temalar üzerinde metamorfik derecede yarattığı bu sıra dışı gerçekliği betimleyen hard rock melodileri ve filmin müziklerinden örnekler dinlemek için buraya tıklayınız.

Yazan: Gökay GELGEC - Yojimbooo


GRANDE RACKET - Kaçış videosu:

16 Şubat 2009 Pazartesi

Carlo ANTONELLI - IL CITTADINO SI RIBELLA - 1974


IL CITTADINO SI RIBELLA
"Bu ülkede kanunlar suçluları korur"
Franco Nero - Carlo Antonelli

Cenova'da yaşayan orta halli mühendis Carlo Antonelli'nin hayatı şirket için havale yapmak üzere gittiği bankanın soyulmasıyla beraber bir daha eski günlerine dönmemecesine değişir. Soyguncular tarafından kaçırılarak işkence edilen sade vatandaş, komiser Palmer'in (Renzo Palmer) umarsızca yaklaşımı karşısında, nişanlısı (Barbara Bach) ile eski hayatına hiçbirşey olmamışcasına dönmektense bürokrasinin ağır aksak işleyişine isyan eder.

Şehrin ucuz mahallelerinde bankayı soyan üç suçluya karşı şahsi bir araştırma başlatır. Ne var ki İtalya'nın diğer yüzü bu kariyer sahibi vatandaşa misafirce davranmayacaktır. Sürekli olarak aldatılarak ve arabasını kaybederek oyunun kurallarını öğrenmeye başlayan Carlo, üniversiteden arta kalan zamanda ucuz soygun işleriyle hayatını sürdüren küçük suçlu Giancarlo'ya şantaj yaparak soyguncuların izine ulaşır.


Liman bölgesinde yaşayan ve şehrin büyük patronlarının büyük soygunlar için kullandığı bu üç suçluyu ihbar ederek adaletin yerini bulmasını ister. Ancak paranın her kapıyı açtığı bir ortamda, ihbar ettiği suçluların polis teşkilatında da uzantıları vardır.
Yalnız adam sisteme başkaldırır.


Sokak Kanunu:

2008 yılı Mayıs ayında, Franco Nero - Enzo G. Castellari ikilisinin Poliziesco'ların başlangıcı olarak kabul edilen La Polizia Incrimina La Legge Assolve'si ile bu türe merhaba demiştik. Türün vazgeçilmez raconlarını belirleyen bu ilk çalışmanın ardından hazırlanan ikinci film olaylara sivillerin gözünden bakmaya çalışmaktadır.

Küçük bir gasp, suikast, kap kaç gösterisi içerisinde sunulan şiddet sahnelerinden oluşan açılış jeneriğine esas teşkil eden tüm olaylar dönemin gazetelerinin üçüncü sayfa haberlerinden esinlenerek hazırlanmıştır. Bu yarı belgesel havasında ki jeneriği, diğer Poliziescolarda olduğu gibi Alfa Romeo Giulia'ların başrolü oynadığı hızlı bir takip sahnesi izlemektedir.


Enzo Castellari yarı politik senaryolu bu avantür hikayesinde, favori mekanları olan limanlar, antrepolar; Büyük vinçlerin ve buldozerlerin arasında slayt makinesi görüntüleriyle Franco Nero'nun 180 derecelik yüz portrelerinin karşılıklı verilmesi; Slow motion ölümler ve arabanın kaputunun üzerinden uçuruma adam yuvarlama gibi ilginç sunumlarla izlemeye değer resim karelerini sunmaktadır.

Franco Nero'nun gerçek hayatta adliye koridorlarında tüketilen 15 yıl boyunca taraf olarak süren bir davasının, sonunda iki tarafın karşılıklı uzlaşması ile çözümlenip bürokratik engellerden kurtulmayla neticelenmesi bu filmin hem yönetmen hemde oyuncu açısından gerçek hayatta yaşadıkları ile paralel olaylara tanıklık ettiğinide göstermektedir.


Il Cittadino Si Ribella, İtalyan avantürlerinin yurtdışında rahatça pazarlanabildiği bir dönemde çekildiğinden, bu dönemin diğer örnekleri gibi İngilizce dublajlı ve yabancı piyasa için yeni bir kurguyla (bu çalışmalar genellikle İtalyan pazarında yeralan şiddet sahnelerinin kesilmesini içermektedir) Street Law ismiyle pazarlamıştır.

HIGH CRIME ile geçtiğimiz başlıklarda ele aldığımız FRENCH CONNECTION'a göndermeler yapan Castellari, STREET LAW ile aynı yıl gösterime giren Charles Bronson klasiği DEATH WISH'e göndermeler yapmaktadır. Bu benzetmede hikayenin intikam ve intikamcı olarak ayrım noktalarını gözönünde bulundurarak Franco Nero'nun sadece kendi intikamının peşinde koşan daha sıradan bir vatandaş portresi çizdiğini belirtmek gerekmektedir. Buna karşılık olarak, ailesinin katillerine ulaşamayan Charles Bronson şehrin tüm suçlularına karşı bir kıyım hareketine girişerek bir Vigilante haline gelmiştir. Kaldı ki Death Wish serisinin tüm filmlerinde nerdeyse burnu dahi kanamayan Bronson'un yanında Franco Nero, sürekli olarak dayak yiyerek, çamurların içinde sürüklerinen, peşinden arabaların ve mermilerin eksik olmadığı bir kovalamaca içerisinde koşuşturan bir karakterdir.


High Crime için Quincy Jones paralelinde müzikleri besteleyen Guido - Maurizio De Angelis kardeşler, "Bu dünyanın dışından melodiler istiyoruz" cümlesiyle gelen film ekibine cevap olarak Sinematik Spaghetti'de ele aldığımız Keoma'da yaptıkları gibi balladlarla bezenmiş melodiler hazırlarlar. Pop - Rock arasında yolculuğunu sürdüren bu temalar, özellikle Franco Nero'nun arabasının içinde şehri sokak sokak tarayan yalnız adamı oynadığı sahnelere eşlik ettiği anlarda oldukça başarılıdır.

Filmin müziklerinden örnekler dinlemek için buraya tıklayınız.

Bu yazı, filmin afişini benimle paylaşan kadim dostum Legoman'a ithaf edilmiştir.


IL CITTADINO SI RIBELLA Resim Galerisi:





Not: Barbara Bach ilerleyen yıllarda (1980 yılında çekilen Caveman filminin setinde) tanıştığı, efsanevi Beatles grubunun davulcusu Ringo Starr ile evlenmiştir.

Yazan: Gökay GELGEC - Yojimbooo

18 Aralık 2008 Perşembe

Jeff HESTON - CITTA VIOLENTA - 1970


VIOLENT CITY

"Godfather size reddedemeyeceğiniz bir teklif sunar,
Violent City size hiçbir alternatif sunmaz"

Charles Bronson

Uzman kiralık katil Jeff Heston(Charles Bronson) yeterince yaşlanmış bir patronu hallettiği işin ardından sevgilisi (Jill Ireland) ile Karayipler tatilinin keyfini çıkarmak istemektedir. Adaya ayak basmalarından itibaren peşlerine takılan meslektaşlarından ustaca kurtulan Jeff, bu takibin altından son işinin finansörünün çıktığını anlar ancak bilmediği nokta sevgilisinin de rakibiyle ortak çalıştığıdır. Mermilerden kurtulmayı başaran Heston, demir parmaklıklardan kurtulamaz ve kendini sonunu bilemediği bir hapishane macerasının içinde bulur.

Hapishane içerisinde tarantula ile kendisini yoketmeye çalışan düşmanlarının arasından avukat dostunun yardımıyla kurtulan Heston, intikamını almak ve sevgilisiyle hesaplaşmak için New Orleans'a gelir. Şehir kiralık katili, kendi intikamından çok daha büyük bir kurmaca ile karşılar. New Orleans'ın suç patronu Weber (Telly Savalas) Heston'dan kendi karısını öldürmesini istemektedir. Patronun ölmesini istediği karısı Heston'un saplantıyla bağlı olduğu sevgilisidir.

Jeff'in, New Orleans'ın suç imparatoru, kendisini aldatan bir sevgili ve şahsi intikamı arasında seçim yapması gerekmektedir.


Gerçek Kötüler:

Spaghetti Westernlerin ardından farklı bir şeyler yapmak ihtiyacı hisseden Sergio Sollima önüne getirilen senaryo karşısında öncelikle irkildiğini belirtir. Yönetmen olarak kendisine düşen görev seyircinin sığınabileceği bir iyi karakter bulabilmektir ancak hikayede iyi olarak tanımlanabilecek kimse yoktur. Bu yüzden en insancıl özelliklere sahip kötüyü filmin iyi adamı yapmaya karar verirler...

Bu ilginç karışım, daha önce The Mechanic ile ele aldığımız Charles Bronson'un 70'li yıllara damgasını vuracak kötü-iyi adam kompozisyonunun da başlangıcıdır. Senaryonun gerektirdiği ikili ne Bonnie & Clyde ne de Sam Peckinpah'ın Doc & Carol'u gibi bir çifttir. Tamamen birbirine zıt iki kutubun çekimini yansıtabilecek en güzel örnek te gerçek hayatta da birliklerini sürdüren Litvanya kökenli "çirkin" Bronson ve Britanyalı güzel karısı Jill İreland'dır.

Bu ilginç ikiliden perdeye yansıyan ise, İktidarsızlık ve güvensizlik arasında sevgilisine tecavüz edip üstünlük sağlayacak kadar saplantılı bir kiralık katil ve sürekli onu aldatarak sevgilisinin ona karşı olan seksi zaaflarını kullanan bir meşum kadının ilişkisi kadar çarpık bir fiziksel çekimdir. Ayrıca Bronson'un avantür sahnelerde ki başarısı da kendi alternatiflerini egale etmesini sağlamıştır.


İtalyan Usulü Sıradışılık:

Charles Bronson filmin çekildiği yıllarda Avrupa'da daha popüler bir isimdir ve karşısına çıkarılan "Kingpin" Telly Savalas ise Amerika'da Bronsondan daha ünlüdür. Gerek ana karakterler, gerekse de popülarite konusunda okyanusun her iki yakasınada hitap edebilecek bir filmi oluşturmaya çalışan Sergio Sollima'nın mekan arayışlarının sonucu New Orleans şehrinde noktalanır. Fransız, klasik Amerikan ve yerli kültürlerini içinde barındıran bu ilginç şehrin mafya ve suç filmlerinde Güney İtalya, New York veya Miami gibi sıradanlaşmış mekanlar arasında dikkat çekici olduğunun altını çizmek gerekmektedir.

Filmin ilk çeyreğinde spaghettilerden kazanmış olduğu tecrübeleri bir suç filmine uyarlayan Sollima, hiçbir şekilde diyalog içermeyen, sadece görüntü ve yüz ifadelerine dayalı bir anlatımı izlemiştir. Jenerik müziği haricinde, Bullitt'te ki ne benzer gürleyen araba motorlarının sessizliği bozduğu bu ilk çeyrek kovalama ve silahlı çatışma ile saykodelia'nın bir birleşimidir.


İtalyan Usulü Saykodelia :

Çekimleri ve son kurgusu tamamlanmış olan filmin tek eksiği, kurmacalarla dolu gerilimi tamamlayacak müziklerdir. Sollima'nın kafasında ki alternatifsiz tek isim Ennio Morricone'dir. Yönetmenin çeyrek asırdan fazla bir süre sonra dahi üzerine basarak "tüm zamanların en iyi suç - gerilim temalarını bu film için besteledi ama akademi hala onu görmezden geliyor" şeklinde ki serzenişleri Oscar komitesini etkiledi mi bilinmez ama Violent City'nin müziklerinin bestelenişi sinemanın kendi içinde ki doğurganlığının, hatıralara gebe olduğunun bir örneğidir;

Sollima ve Morricone filmin tamamını beraberce izlerler, finale doğru yaklaşırken göz ucuyla Morricone'yi süzen Sollima bestecinin nerdeyse uyuya kaldığını görür. Film biter bitmez içini kemiren o can alıcı sorunun cevabını almak ümidiyle "Sanırım filmi pek beğenmediniz?" diye sorar, Morricone'nin yanıtı ise şu şekildedir: "Müzikleriniz hazır"

Morricone'nin filmi izlerken kafasında yarattığı müzik sistemi filmdeki tüm karakterlerin kendine özgü bir temayı taşımalarından yanadır. Genellikle tek bir temanın çeşitli varyasyonlarıyla kotarılan onlarca film müziği içerisinde, Violent City'nin müzikleri karaktere dayanan saykodelik, senfonik, duygusal farklılıklar içeren bir kaç ayrı temanın birleşiminden oluşmaktadır.


Filmin müziklerinden örnekleri buraya tıklayarak dinleyebilirsiniz.

Violent City Resim Albümü:




Yazan: Gökay GELGEÇ - Yojimbooo